Zaman Sana Doğru Akıyor Artık
Fotoğraf - Jeferson Felix De Lucena

Zaman Sana Doğru Akıyor Artık

İçinde bulunduğun andan memnun değilsen zamanı harcamaktan korkmazsın, zihnin acelecilik denen lanete yakalandıysa günleri akşama, akşamları haftaya, haftaları yıllara kurban etmekten çekinmezsin. İşte böyle yok olup gider yaşam, asla oynayamayacağın bir sahne için yaptığın provanın provasının provası. 

Bu kaosun içinden çıkmak için yalnızca kafamı sağa çevirmem gerektiğini bilemezdim; en az yaşamım kadar uzun, kısa, değerli, değersiz ve saçma bir masanın başında otururken sağımda gördüğüm şeyin, beni İstanbul’un sokaklarındaki koşuşturmadan alıp Ege’de küçük bir koya, elli nüfuslu sakin bir köye, her türlü imkanın mevcut olduğu çok da ıssız olmayan bir adaya bırakacağını bilmezdim. Oraya nasıl geldiğini bilemediğin biriyle tesadüfen göz göze gelmiş olmanın getirdiği garip duyguya bugün karşılık olacak kelimeler bulamasam da bir şeylerin değiştiği, benim sabahın beşinde bu yazıyı yazmaya başlamış olmam ve benzeri eylemlerden yapacağım çıkarımlarla anlamlandırılabilir. Sonuçta bir amaç uğruna aceleyle yaşıyor olmayı, sebepsizce oradan oraya savrulan bir kuru yaprak olmaya tercih ederim; sağımda gördüğüm bir çift göze uzun uzun bakmayı, Ege’de bir cafe açıp işleri daha da berbat hale getirmeye yeğlerim. Başımı sağa çevirdiğimde mola vereceğimi bilseydim sol denen şeye ömrümün yarısını feda etmezdim; senin varlığına zerre kadar inancım olsaydı, bir küçük umudum, incecik bir ipucu olsaydı dakika düşünmez peşine yıllarımı yollardım. Seni bulup bana getirecek kuşlar eğitirdim, kedilere rüşvet verir köpeklere daha çok saygı gösterirdim. O masada başımı sağa çevirdiğimde seni göreceğimi bilsem, en az yarım ömür önceden aynı sandalyede oturup beklemeye başlardım; yemin ederim. 

Şimdi anlıyorum bunca insanın acelesini, çilesini. Şarkıları, şiirleri, sözleri ve anlaşılmayı bekleyen her şeyi. Bir gün başını sağa çevirirsin ve hayatın değişir, hayat hep değişmeye meyillidir evet; bu benim için senden başka hiçbir anlam ifade etmiyor. Ege’de bir koydayım, elli haneli bir köydeyim, ıssız bir adadayım; bu karmaşık, tozlu, kırılgan ve sinirli şehrin içinde ben en çok sendeyim. Sen benim güvenli evim, sakin huzurum, güzel kokularım, çileğim, çileklerle bezeli bahçemsin. Başımı sağa çevirdim ve seni gördüm kadın. Başka hiçbir kadın görmeme gerek yok artık. Provasını defalarca yaptığım sahnemin başrolü sendin biliyorum. Biliyorum ve artık her şeyi anlıyorum…

İnsanlar geçiyor sokaktan bak, camın kenarından onları izliyorum; içimi açıyorum içimden geçsinler onları anlıyorum. Herkesin bir amacı olmalı hayatta, ben seni amaç edindiğim gibi, sana geldiğim gibi ancak bir kişiye daha giderim. İsmi bu yazıyı olduğundan daha güzel yapar belki ama beni bilirsin, her ne kadar kaçınmasam da hile yapmaktan, bir seni bir de onu hiçbir şey için kullanmam. İnsanlar geçiyor bak hepsi ne güzel, aceleci, koşturuyor ve kaygılı. Bunlar bir amacın ayaklara yansımasıdır, yavaş yürüyen insan gideceği yeri sevmiyordur; ben sana doğru hep koşuyorum bak.

Başımı sağa çevirdim ve seni gördüm kadın; kısacık saçlarında uzun, sakin, mutlu bir yaşamın ipuçları vardı. Gözlerine her baktığımda başka bir renk gördüm, sana her dokunduğumda başka bir yaram iyileşti, yüzüne her baktığımda başka bir melek gördüm, yüzünde binlerce melek var seviyorum. Sesinde bebeklerin gülüşleri var bir sürü, kokunda bahçeler saklamışsın hepsi benim mi? Hepsi benim mi sana dair ne varsa; ben sana biriktirdim bunca güzelliği zihnimde, açtım bütün kapılarımı hepsi senin oyun alanın şimdi. İstediğin kadar yaramazlık yapabilirsin canın sağ olsun. Gİtme benden bir adım öteye başka bir şey istemem, evladını kaybetmiş bir anne gibi sokaklara düşürme beni başka bir şey beklemem. Şuracıkta dur, durduğun yerde dur; ne varsa istediğin bulur getiririm söz. Söz alırım gözünü koyduğun ne varsa. Ben seni gördüm sağımda ve solumdaki eksik tamamlandı. Seni aldım soluma bastım, sol yanım yaptım, en sevdiğim yaram yaptım, yaralarıma merhem yaptım. Ellerini yüzümden ayırma, yönünü benden çevirme başka bir şey istemem. Yüklemem sana hiçbir sorumluluk, alırım bütün suçu üstüme. 

Beni senden alıkoyamaz hiçbir güç artık. En iyi sabah senin olsun, sen benim. Sen benim sabahımın kırmızı pembe ışığısın, gecemin mahmurluğu, karnımın açlığı, sırtımın ağrısı kadar gerçeksin; varsın ve sağımda, solumda, içimde dışımdasın. Sen her yerdesin ve ben her yerde seninleyim. Ben senin bana doğru geldiğin yöndeyim…

Bir cevap yazın

KAPAT