İyi Bir İnsan Olmayı Bırakmak
Fotoğraf - Darius F.

İyi Bir İnsan Olmayı Bırakmak

Çoğunlukla kişinin olması gerektiğini düşündüğü karakteri bir kenara bırakıp gerçekten olduğu kişiye dönüşme anıdır. 

İyi bir insan olma motivasyonu nereden gelir, nasıl bir insan olmak bizi iyi insan yapar, diğerlerine nasıl davranmak bizi gerçekten iyi yapar? Bu soruların spesifik cevapları ya sahtedir ya da o toplumda öyle kabullenildiği için iyi olarak kabul edilir. 

Örneğin kendisine herhangi bir taleple gelen kişiyi, sırf o istediği için, mutlu olması için, ya da öyle olması gerektiği için olumsuz bir cevapla geri çeviriyor olmamak iyi bir insan olmak mıdır? Bence değil; bence kendi istediğin şeyi yok sayarak kendine saygısızlık etmektir. 

İyi bir insan olmak, kendin için doğru olanı yapmaktır. Kendine karşı iyi değilsen kimseye karşı iyi olamazsın. Kendine saygı duymuyor, hayır demeyi bilmiyorsan kimseye saygı gösteremezsin. 

Herkese nazik davranmak, statüsünü gözetmeksizin herkese aynı insancıllıkla yaklaşmak seni iyi biri yapmaz mesela; sadece nazik bir insan yapar. 

Toplumsal farklılıklar gözetmemek, ırkçılık yapmamak, kadın erkek ayrımına gitmemek seni iyi yapmaz; ahlaklı yapar. 

Aileye bağlı olmak, dilencilere para vermek, sosyal sorumluluklar almak seni iyi yapmaz; yardımsever yapar. 

Kimseyi kırmamak, kötü sözler etmemek, kimsenin malına mülküne göz koymamak da seni iyi yapmaz; etik değerlere bağlı bir insan yapar. 

Ülkeye bağlılık, milliyetçilik, sosyalistlik, devrimcilik, solculuk da seni iyi yapmaz; belirli bir ideolojiye bağlı kılar. 

Çocukları sevmek, kan vermek, tecavüze karşı durmak, şiddet yanlısı olmamak, yasalara uymak seni iyi yapmaz; sorumluluk sahibi bir insan yapar. 

Ancak bunların hepsini bünyende taşıyabildiğin oranda iyi bir insan olabilirsin. Buradaki kırılgan noktaysa, bunları gerçekten istediğin için mi, yoksa öyle olması gerektiği için mi yapıyorsun? Eğer cevabın gerçekten istediğin için yönündeyse, o zaman iyi bir insan olmayı asla bırakmayacaksın demektir; çünkü insanlar her zaman istediği şeyleri yapmaya meyillidir. Sadece ikinci seçeneğe yakınsan bırakabilirsin iyi bir insan olmayı. 

Konunun başında bahsettiğim meseleyse tamamen işin kaotik tarafı. Örneğin; toplum olarak dilencileri seven insanlarız, bireyselde kendimizi iyi hissetmek için veya yardım etmek için önlerine attığımız paralar toplumsal bir kangreni körükleyip büyümesine neden olmaktan başka işe yaramıyor; sen dilenci çocuğa para verince, ailesi ikinci çocuğu da dilenmeye yolluyor. Başka bir örnek; ilişki yaşadığınız birinin istediği şeyi, istemediğiniz halde yapıyor olmak sizi kendine saygısız ve kaybetmekten korkan bir insan yapıyor. 

İnsanın iyi bir insan olmak mottosuna ulaşması için kendisini tanıması, hayır diyebilmesi, karar alabilmesi ve sağlam karakterliliğiyle ölçüm yapması gerekiyor. Fazlaca yapmacık olmak, hayır diyememek genelde saygısızlığa maruz kalmaya yol açıyor. 

İyilik ve kötülük kavramı özellikle de insanın iç dünyasında karmaşaya düşüyor; başta iyi niyetli bir eylem sonradan kötü sonuçlar doğurabiliyor veya tam tersi. İnsanlığı ve toplumları eleştiren bütün düşünürler, tarihin olağan sürecinde her zaman şu konuda hem fikir oldular; koca imparatorluklar da bireyler de iyilik ve kötülüğü aynı oranda bünyesinde barındırıyor. Mesele bunu bir dengeye oturtabilmek. 

Sırf iyi bir insan olmak için kişilik olmaktan vazgeçmemek gerekiyor; inanıyorum ki mevlananın dahi hayır dediği şeyler vardı. Eğer iyi bir insansanız, bundan vazgeçemezsiniz; sadece olmak istediğiniz kişiyle, aslında olduğunuz kişi arasındaki görünmez çizgiyi ortadan kaldırmış olursunuz. Söylediklerim fazlaca bireysel görünüyor farkındayım, ancak olayın temeli de bu bireysellikten başlıyor. 

Bir cevap yazın

KAPAT